10 Kasım Şiirleri (2,3,4,5 Kıtalık İlkokul-Ortaokul-Lise)

10 Kasım şiirleri birbirinden farklı ve bilinen şairler, öğretmenler tarafından yazılan en güzel şiirler arasından derlenerek paylaşılmıştır. 10 Kasım Atatürk şiirleri 2 kıtalık, 3 kıtalık, 4 kıtalık kısa ve uzun şiirler olarak aşağıda sıralanmıştır.

10 Kasım için hazırlanmış Atatürk konulu şiirler ilkokul 1. sınıf, 2. sınıf, 3. sınıf ve 4. sınıf öğrencilerinin okuyacağı seviyelere uygun kısa şiirler olarak eklenmiştir. Bununla birlikte ortaokul ve lise düzeyindeki öğrenciler için eklenmiş 3-4-5 kıtalık şiirler de eklenmiştir.

Bu şiirleri okuyabilir ya da sayfanın en altında sunduğumuz indirme bağlantısı üzerinden word belgesi olarak indirebilirsiniz.

10 Kasım Atatürk’ü Anma Programları sayfamızdan en güncel tören programlarını indirebilirsiniz.

10 Kasım Şiirleri

2 Kıtalık Atatürk Şiirleri

ATATÜRK’ÜN BİR SAATİ VARDI

Atatürk’ün bir sözü vardı
Yediveren gül gibi açardı
Atatürk’ün bir atı vardı
Etilerden beri yaşardı

Atatürk’ün bir resmi vardı
Buğday tarlası gibi ağardı
Atatürk’ün bir saati vardı
Durmadı

Melih Cevdet ANDAY


ATATÜRK

Türkü ölümden odur kurtaran,
Odur yeniden Türklüğü kuran,
Yaptığı ordu düşmanı kovdu,
Ulusu, yurdu odur yaratan.

Türkün bileği, onun ereği,
Yüce yüreği Türklüğe vatan,
Bu memleketi, cumhuriyeti,
Canıyla etti bize armağan.


ATAM

Ülkemize, milletimize,
Çağdaş cumhuriyetimize,
Öğrettiğin ilkelere,
Her zaman bağlıyız Atam.

Gösterdiğin hedefe,
Arzuladığın medeniyete,
Türk gençliği el ele,
Koşarak gidiyor Atam.

Birkan Soylu


10 KASIM GÜNÜ

Çiçekler elimizde,
Ata’mıza koşarız,
Aziz hatırasını,
Kalbimizde taşırız.

Her 10 Kasım sabahı,
Anıtkabir’e gideriz,
Bayraklar elimizde,
Saygımızı sunarız.

Birkan Soylu


MUSTAFA KEMAL’DEN KONUŞTUK

-Bir Nine Söyledi-

Anlatması güçtür oğul,
O ilk gençlik dünyamızın
Masal kahramanıydı.
O her genç kızın
Düşlerindeki altın saçlı yiğit,
Biliyorduk O’nun bastığı kara toprakta
Otlar yeşerecekti.

Anlatması güçtür oğul,
Bir kara duman sarmıştı yurdumuzu;
Dört koldan hain düşman sürüleri,
Dört koldan vahşet, keder.
Ama yitirmedik umudumuzu,
Biliyorduk mavi gözlü kahraman
Bir gün gelecekti…

Özker YAŞIN

3 Kıtalık Atatürk Şiirleri

ATATÜRK YANIMIZDA

Yıllardır parlayan bir ışık,
Yüreğimizdeki sıcaklık,
Bu topraklardan eksilmeyecek,
Yolumuzu çizdiğin aydınlık.

Yapraklar dökülürken kasımlarda,
Hüzünlü bir rüzgâr sokaklarda,
O olmasa da ilelebet yaşanacak,
Onun sevdası vatanımızda.

Atatürk, sevgimizde,
Ekmeğimizde, işimizde,
Biz çalıştıkça var olacak
Yaşayacak fikrimizde.

Funda Menekşe


Atatürk

Atatürk’üm eğilmiş vatan haritasına
Görmedim tunç yüzünü böylesine geceler
Atatürk neylesin memleketin yarasına
Uçup gitmiş elinden, eski makbul çareler.

Nerede İstiklal harbinin o mutlu günleri
Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi
Hiç sanmam, öyle ağarsın bir daha tan yeri
Atatürk’üm ben ölecek adam değildim der.

Git hemşerim, git kardeşim toprağına yüz sür
O’dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür
Resimlerinde bile melül mahzun görünür
Atatürk’üm kabrinde rahat uyumak ister.

Cahit Sıtkı TARANCI


O’NUN SESİ

Söylüyor birer güneş yakarak bağrımızda,
Bir tarihi yolundan çevirecek sözleri.
Yirmi milyon bakışla ışıldıyor gözleri,
Toplayıp bir milletin bütün ümitlerini.

Bir kan gibi gezerek yurdun damarlarını
Bu ses bir yürek gibi her göğüste atıyor.
Bu ses yurdu sevgiden bir kolla kuşatıyor,
Doğmamış nesillerine kurutarak terini.

Çelikten bir set gibi dağıtarak rüzgârı
Aşacak üzerinden mesafeyle zamanın,
Yanacak ocağında yarın her fabrikanın
Ve bu sesle dönecek yarının motorları.

Yusuf Ziya ORTAÇ


ATA’M

10 Kasım’da yas tutuyorlar,
Üzüntü bize yakışır mı Ata’m?
Sana öldü diyorlar,
Fikirler hiç ölür mü Ata’m?

Kullandığım harflerimde,
Üzerimdeki elbisede,
Tarihimde, matematiğimde,
İzin hiç silinir mi Ata’m?

Kedere yer yok bizde,
Gurur duyuyoruz eserinle,
Vatanıma ve milletime,
Fedakârlığın unutulur mu Ata’m?

Funda Menekşe


ATATÜRK

Büyük Önder Atatürk,
Özgürce yaşıyoruz,
Kurduğun cumhuriyeti,
Gönülden seviyoruz.

Büyük Önder Atatürk,
Yolundan gidiyoruz,
Gösterdiğin hedefe,
Yılmadan yürüyoruz.

Büyük Önder Atatürk,
Seninle büyüyoruz,
Her 10 Kasım gelince,
Seni çok özlüyoruz


10 KASIM HÜZNÜ

Hüzün sardı bizleri,
Bu sonbahar sabahı,
Çiçeklere bezendi,
Anıtkabir yolları.

Sessiz adımlarla,
Yürürüz Ata’mıza,
Onun fikirleriyle,
Koşarız yarınlara.

Atatürk hepimizin,
Yol gösteren önderi,
Dinmeyecek bizlerin,
O’na olan özlemi.

Birkan Soylu


ÖZLÜYORUZ SENİ

Yürekten söylüyoruz,
Çok özlüyoruz seni,
Şiirler az geliyor,
Anlatmaya hasretini.

Yediden yetmişe,
Anmaya geldik seni,
Bayraklarla donattık,
Anıtkabir’in her yerini.

Rahat uyu Atatürk,
Yolunda yürüyoruz,
Kurduğun Cumhuriyeti,
Gönülden seviyoruz.


4 Kıtalık Atatürk Şiirleri

MUSTAFA KEMALLER TÜKENMEZ

Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir.
Bu vatan, bu topraklar cömert…
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez;
İnanın, Mustafa Kemaller tükenmez!..

Ben de etten kemiktendim elbet.
Ben de bir gün göçecektim elbet.
İki Mustafa Kemal var iyi bilin:
Ben, işte o, ikincisi, sonsuzlukta;
Ruh gibi bir şey, görünmez;
İnanın, Mustafa Kemaller tükenmez !..

Hep kardeşliğe, bolluğa giden yolda;
Bilimin yapıcılığın aydınlığında;
Güzel düşüncelerde, soyut fikirlerde ben!..
Evrensel yepyeni buluşlarda ben!..
Geriliği kovmuşum ben, dönmez!..
İnanın, Mustafa Kemaller tükenmez!..

Başın mı dertte, beni hatırla!..
Duy beni en sıkıldığın an!..
Baştan sona her şeyiyle bu vatan;
Sakın ağlamasın Kasım’larda…
Fatihler, Kanunîler ölmez!
İnanın, Mustafa Kemaller tükenmez!..
Halim YAĞCIOGLU


MUSTAFA KEMAL’İ DÜŞÜNÜYORUM

Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Yeleleri alevden al bir ata binmiş;
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri…
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri…
Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında;
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği …

Arkasından dağ dağ ordular geliyor;
Her askeri Mustafa Kemal gibi…
Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel .
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç;
Koşuyorlar zaferden zafere…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Ölmemiş bir Kasım sabahı…
Yine bizimle beraber her yerde.
Yaşıyor dört köşesinde vatanın.
Yaşıyor damar damar yüreklerde…

Mustafa Kemal’i düşünüyorum:
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda.
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum;
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum…
Ü.Yaşar OĞUZCAN


MUSTAFA KEMAL’İN GÜVERCİN’İ

Bir güvercin uçurdular İstanbul’dan Anadolu’ya,
Mustafa Kemal’in ellerinden hız alırdı.
Kınalı topuklarıyla lâcivert semalara
Büyük rüzgârla yükselir, alçalırdı.
Mustafa Kemal’in ellerinden hız alırdı.

Ateşli bahçelerde ötüşen kuşlar vardı,
Güvercin barış türküleri söylerdi her sabah.
Mustafa Kemal’i gördü mü dünyalar ona dardı,
Mavi kanatlarına işlenmedi bir günah
Güvercin barış türküleri söylerdi her sabah.

Bir yıl Ankara Kalesinde, bir yıl Rasattepe’de,
Edebi şarkılarla dalgalanan bayraktı.
Bir yıl Sakarya suyunda, bir Kocatepe’de;
İyilikle beslenmiş duygulu bir topraktı.
Ebedî şarkılarla dalgalanan bayraktı.

Mustafa Kemal’i öylesine severdi Güvercincik,
Mavisini gözlerinden, sarısını saçlarından almış.
Her sabah omzuna konup derdi ona: Kemalcik,
Daima insanlara dost elini uzatmış
Mavisini gözlerinden, sarısını saçlarından almış.

Arif Hikmet PAR


5 Kıtalık Atatürk Şiirleri

5 kıtalık Atatürk şiirleri bölümünde Atatürk ve 10 Kasım için yazılmış 5 kıtalık ve daha fazla kıtalık şiirleri okuyabilirsiniz.

Atatürk’ü Duymak

Ulu rüzgâr esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç;
Dalgalanırsa bayrak gibi

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.

Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
Her ışık, kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi.

Behçet NECATİGİL


Bir Tutkudur Mustafa Kemal

Bir Tutkudur Mustafa Kemal;
Nice sevdalara değişilmeyen.
Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur,
Bir baştır, vazgeçilmeyen…

Bir Türküdür Mustafa Kemal;
Suskun ağızlarda söyleşir, durur.
Arıburnu’nda gözetir denizi.
Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur…

Bir İnançtır Mustafa Kemal;
Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan.
Sarmış kollarıyla, çepeçevre ulusu.
Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan…

Bir Anlamdır Mustafa Kemal;
Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i.
Özgürlük diyor, al atının üstünde,
Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri…

Bir Bayraktır Mustafa Kemal;
Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan.
Bozkırın bağrında yol alan kağnılara,
Işık tutan, güç veren, yol bulan…

Y. Doğan ERGENELİ


ŞU SONSUZ KOŞU

Samsun’a ayak basmış kahraman bugün,
Çayır, çimen yeşermiş zafer yolunda.
Davul zurna sesinde şahlanır düğün,
Gönlüm coşup öter bir bahar dalında.

Ata’nın rüyasına gelincikler sun,
Emek bahçelerinin güzel gülünü.
Biz sonsuz bir sabahtayız… o uyusun,
Sevincimiz coşturur onun gönlünü.

Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola
Dağlardan dağlara o zafer türküsü,
Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,
Taze bir bahar açmış yurdun gözünü.

Al bayrağım Ankara kalesinde hür,
Dalgalanmakta altın bir çağa doğru,
Yeni kahramanlar kol kol, boy boy yürür
Şu karlı dağlardaki bayrağa doğru.

19 Mayıs’ın hür başına çelenk,
Kiraz mevsimi, gençlik ayı, gül ayı.
Bir bahar bahçesinde gönüller renk renk,
Şu sonsuz koşuya bak, sarmış yaylayı.

Ceyhun Atuf KANSU


ATATÜRK İÇİN

Tuttun elimizden çıktık sefere,
Kurtardık vatanı, milleti Atam.
Serdik kör denilen talihi yere,
Zaferdir savaşın nimeti Atam.

Dağlar altımızda at oldu bizim.
Sen dedin:-Uyan Türk! Açıldı gözüm.
Sakarya suyundan yununca yüzüm,
Bilindi Türklüğün kıymeti Atam.

Duyarım, dalgalar sahili döğer,
Sen sade bir “Paşa” olaydın eğer
Yine kalbimizde alacaktın yer,
Sensin bu vatanın ziyneti Atam.

Bir eşin varmıydı civanmertlikte?
İyi ettik sana “Ata” dedik te;
Sevgin göğsümüzde, eller tetikte,
Sendin bize Tanrı himmeti Atam

Her Türk olan “Atam” der de tutuşur,
İşitir emrini derdi yatışır;
Kâfi bu teselli ona yetişir;
Sana lâyık olmak niyeti Atam.

Osman ATİLLA


BİZSİZ GİDİYOR

Fecre benzettiği bayrakla kefenlenmiş Ata,
Çıktı bir kor gibi mermer kapısından sarayın.
Gönlümüz, bayrağı öğrendiği günden beri ta
Duymamıştır bu kadar hüznünü yıldızla ayın!

Gidiyor, gizleyerek sır gibi bizden sesini,
Çıkıyor, ilk olarak bir yola Başbuğ bizsiz.
Biz, ki dünyada, bırakmazdık onun gölgesini,
Bu ne hicranlı seferdir ki beraber değiliz.

Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil,
Kanlı bir gözyaşı nehrinde muazzam tabutun.
Ey ilâhın yüce davetlisi, göklerden eğil,
Göreceksin, duruyor kalbimiz üstünde putun!

Sen ki Gayya’ya düşen on yedi milyon Türk’ün
Dehşetinden sararırken yüzü yaprak yaprak,
Onu bir hızla çevirmiştin ölümden daha dün:
Tunç elin, yalçın iradenle kolundan tutarak.

Ve bugün on yedi milyon geliyor bir yere de,
Ebedî yolculuğundan seni döndürmek için
-Onu yoktan var eden sendeki derman nerede?
Gücü ancak yetiyor kabrine yüz sürmek için

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL


ATATÜRK’ÜN YOLU

Atatürk’ün sesi,
Yankılanır sınıflarda.
Cumhuriyet öğretmenleri,
Atatürk olur kara tahta başında.

Atatürk’ün nefesi,
Isıtır askerleri.
Türkiye’nin gençleri,
Atatürk olur vatan toprağında.

Atatürk’ün bakışları,
Dolaşır fabrikaları.
İşçisi, esnafı, emekçisi,
Atatürk olur tezgâh arkasında.

Atatürk’ün izleri,
Hiç silinir mi bu yurttan?
Atatürk’ü yaşatmak için,
Ayrılmayız yolundan.

Atatürk’ün aydınlık yolu,
İlim, fen ve bilimle dolu.
Ülkemi yükseltecek
Her zaman O’nun yolu.

Funda Menekşe


10 KASIM 1952

Sabahlar, her zaman güzel değildir,
Her zaman ayrılık akşamla gelmez.
Al atlar sırtında hoyrattır fecir,
Hoyrattır, ne kalbler kırmıştır, bilmez.
Sabahlar her zaman güzel değildir.

Vakti, bir yerinden bölünce şafak
İri ve rüyalı gözlerle müphem;
Nur olmuş içimde sanırım ak pak
Ayrı bir mânada korktuğum adem,
Eski düşüncemde, rahat ve uzak.

Fethe çıkmış gibi duyarım birden
Eşsiz gururunu bir cihangirin.
Ufuklar üstünde yüzen tekbirden
Vatanca büyümüş asil ve derin
Bir matem tütmekte şimdi fecirden

Nefti yalnızlığı başlar zamanın
Mağfiret ürperir, dağılır, uçar.
Ölüm korkusuyle dolu bir anın
Müphem uzletinde ebedî ruhlar;
Nefti yalnızlığı başlar zamanın.

Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur,
Bir garip hali var Dolmabahçe’nin;
Hala içimizde yüzen gecenin
Aydınlık bilmeyen devamı durur,
Rüzgar esmez olmuş, sular durgundur.

Ruh için, ölümsüz, derler cihanda,
Her mevsim onunla güzel her seher
Bütün esatiri parçalasan da
Atatürk önünde mağlupsun kader!
Ruh için, ölümsüz derler cihanda.

Vehbi KIZILGÜN


ATATÜRK

Türk’ü ölümden
Odur kurtaran
Odur yeniden
Türklüğü kuran.

Yaptığı ordu
Düşmanı kovdu.
Ulusu, yurdu
Odur yaratan.

Türk’ün dileği
Onun ereği.
Yüce yüreği
Türklüğe vatan.

Bu memleketi,
Cumhuriyeti
Canıyle etti
Bize armağan.

Atamızsın sen,
Adımız senden.
Yürür izinden
Sana inanan.

Ülküm yürüsün,
Türklük büyüsün
Sen Atatürk’sün
Ey yüce Başkan!

Hasan Ali YÜCEL


MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI

Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.

Mustafa Kemal’in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.

Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafifletir, inceden inceden.

İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
Niceden, niceden.

Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez,
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
Nasıl dururdu Mustafa Kemal’in kağnısı.
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.

Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı, bacım,
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Yukarıda sıralanan tüm şiirleri indirmek için TIKLAYIN.

Kategori: Belirli Günler ve Haftalar

Yorum yapın